Kapat

Hayvanların Altıncı Hissi

Anasayfa
Genel İçerik Hayvanların Altıncı Hissi

Her şey normal görünüyordu. İyi eğitimli iki fil, Tayland sahilinde Japon turistleri gezdiriyordu. Ancak gezinti sırasında, ortada hiçbir sebep yokken, birdenbire yüksek sesle bağırmaya başladılar. Sonra da turistler hala sırtlarında olduğu halde yakınlardaki tepelere doğru koştular. Şaşkına dönen sahipleri bile onları durduramadı.

Aynı anda başka bir sahilde korkudan donakalan bir köylü, bufalo sürüsünün panik halinde kaçışmasını izliyordu. Hindistan’da ise flamingo sürüleri aniden yükseklere uçtu. Tüm bu olanlardan birkaç dakika sonra, Güneydoğu Asya’daki o acı tsunami felaketi yaşandı.

Birçok gazete ve televizyon kanalında yukarıdakine benzer hikayeler yer aldı. Hayvanlar yaklaşmakta olan felaketi önceden hissetmişti. Peki bu nasıl olmuştu? Hayvanlar, insanların bilmediği bir şeyler mi biliyordu? Bazı bilim adamları hayvanların ekstra güçlü duyulara sahip olduğuna inanıyor. Onlara göre bu güçlü duyular sayesinde havada ya da karadaki değişiklikleri koklayabiliyor, görebiliyor, hissedebiliyorlar. Buna “altıncı his” deniyor.

Hayvanların gizemli davranışları üzerine aşağıdaki ilginç olayları okurken, siz de kendi teorilerinizi üretip, bizimle paylaşabilirsiniz.

Tehlikeyi Sezmek      

Şu anda St. Petersburg, Rusya’da yaşayan bir kadın 1995’te Çeçenistan’da oturuyordu. Bölgede patlayan savaş yüzünden Mishka’yla birlikte bir sığınağa yerleşmek zorunda kaldı. Genç kadın bir ay sığınakta kaldıktan sonra eve dönüp ortamı kontrol etmeye karar verdi. Giderken Mishka’yı da yanında götürdü.

Genç kadın çalışma masasındaki kağıtları karıştırırken, Mishka deliye döndü. Sürekli sahibinin bacaklarını ve ayaklarını dürtüklüyordu. “Bir türlü eşyalarımı toplamama izin vermedi” diyor sahibi. Kedisinin acıkmış olduğunu düşünerek, ona atıştıracak bir şeyler bulmak için mutfağa yöneldi. İşte tam o sırada bir tank çalışma masasının olduğu yere doğru ateş açtı. Masa ve sandalye paramparça oldu.

Mishka bir şekilde çalışma odasının güvenli olmadığını biliyor muydu? Bu soruya yanıt bulmak çok zor, ancak sahibi kedisini yanında götürdüğü için çok şanslı.

 

Hemşire Köpek

Köpeklerin insanların korkularına, neşelerine ya da mutsuzluklarına ortak olabilmeleri esrarengiz bir durum. Sevimli köpek Taz da zor zamanlarında sahibine yardım etti. Sahibinin bir kız çocuğu olmuştu. Ancak minik bebek pek sağlıklı değildi. Epilepsi sorunuyla boğuşuyor, gün içinde pek çok kez sara krizi geçiriyordu. Annesi bütün gün evde bebeğiyle ilgilenmek, ona tek başına bakmak zorundaydı. “Kendimi çok yalnız hissediyordum” diyor anne. Oysaki sadık köpeği Taz’ın onu yalnız bırakmaya hiç niyeti yoktu.

Bebek odasından hiç çıkmayan hassas köpek, bebek rahatsızlanınca annesine haber veriyordu. İlginç olan, Taz havlamaya başladığında bebekte hiçbir hastalık belirtisi gözükmüyordu. Ama bir şekilde Taz krizin yaklaştığını hissediyor ve havlayarak dikkat çekiyordu.

İlgili Yazı:  Köpeklerde Deri Hastalıkları

Epilepsi krizlerinden sonra insanlarla ilgilenmek için eğitilen pek çok köpek var. Ama krizi önceden tahmin edebilen köpeklere nadiren rastlanıyor. Bu öğretilen bir yetenek değil ve bilim adamları bazı köpeklerin bunu nasıl başardığını hala açıklayamıyor.

Zihin Okuyan Papağan

N’Kisi adlı Afrika gri papağanı 1000’den fazla kelime biliyor ve düzgün cümleler kuruyor; üstelik söylediklerinin ne anlama geldiğinin de farkında. Peki insanların gizli düşüncelerini öğrenmek için telepati de kuruyor olabilir mi?

Sahibi öyle olduğuna inanıyor. Bundan bir altıncı his uzmanına söz edince uzaman da N’Kisi ve sahibiyle bir deney gerçekleştirmeye karar verdi.

Uzman, papağanın sahibinden bir dizi karta hızla göz gezdirmesini ve bir kızın fotoğrafında durmasını istedi. N’Kisi başka bir odadaydı ve onları görmüyordu. Ama 10 saniye içinde “O bir kız” diye bağırmaya başladı. Tekrarlanan deneylerde de doğru karşılıklar verdi. Böylelikle altıncı his uzmanı kuşun cevaplarının rastlantıdan ibaret olmadığına ikna oldu.

N’Kisi bir yabancının düşüncelerini bile okuyormuş gibi görünüyordu. Röportaj yapmak için papağanın yaşadığı eve giden bir gazeteci yolda arkadaşına kedisinin ölümünden bahsediyordu. Gazeteci N’Kisi ile karşılaştığında papağan birdenbire “Kedini hatırlıyor musun?” diye sordu. Gerçekten şaşırtıcı bir papağan!

Hoş Geldin

Genç bir kadın, terrier cinsi köpeği Jaytee’yi sık sık ailesine bırakıyor. Bütün gün yaşlı çiftle vakit geçiren Jaytee, sahibi eve dönmeden hemen önce onu karşılamak için cama çıkıyor. Köpek ne zaman cama çıksa, kızlarının kapıdan girmek üzere olduğunu anlıyor.

“Jaytee’nin otomobilimin sesini tanıdığını ya da annemin ona eve gelmek üzere olduğumu söylediğini sanıyordum” diyor sahibi. Bunlar Jaytee’nin cam nöbeti konusunda nasıl bu kadar dakik olduğunu açıklayabilirdi. Ama sahibi köpeğinin gizli güçlerinin olup olmadığını test etmek için bir altıncı his uzmanına başvurdu.

Uzman, sahibi dışarıdayken Jaytee’nin cama ne zaman çıktığını görmek için kamera yerleştirdi. Sahibi evden en az sekiz kilometre uzaklaştı ve rastgele seçilen zaman aralıklarıyla geri döndü. Ne zaman dönmesi gerektiği ona çağrı cihazıyla haber verildi. Üstelik eve otomobille değil, tren ya da bisikletle döndü. Şaşırtıcı biçimde genç kadın çağrı mesajını alıp yola koyulduktan kısa süre sonra Jaytee beklemek için pencereye çıktı. Kısacası ne olursa olsun, hangi ulaşım aracı ile gelirse gelsin sahibinin yaklaşmakta olduğunu hissediyordu.

İlgili Yazı:  Guinness Rekorlar Kitabı'na Girmiş Hayvanlar

 

At Sezgisi

Hava çok sıcak olduğunda Misty genellikle serin ahırında olmayı tercih eder. Ama 1985 yılının temmuz ayında bir gün ahıra girmeyi inatla reddetti. Kararan gökyüzü yağmuru haber veriyordu, dolayısıyla eğitmeni Misty’yi arkadan ittirerek zorla ahıra sokmaya çalışıyordu.

Tam Misty’yi içeri sokmayı başardığı sırada aniden bir hortum belirdi. “Korkunç bir andı. Ahırın her yanı sallanmaya başladı, rüzgar adeta nefesimizi kesiyordu” diyor eğitmeni.

Neyse ki ahırdaki herkes kurtuldu. Duvarlarda öyle çok delik vardı ki, hortumun beraberinde getirdiği rüzgar bu deliklerden dışarı çıktı, böylece ahır yıkılmadan ayakta kaldı. Hortum çevreye büyük zarar verdi. Eğitmenin küçük kamyonu paramparça oldu, tam 26 ağaç yere yığıldı. Eğitmeni Misty’nin hortumun yaklaştığını hissettiğini söylüyor. “Ahırın hortumun yolunun üstünde olduğunu sezdi ve bu yüzden girmek istemedi”. Artık Misty inatçılık yaptığında sahibi iki kez düşünüyor.

 

Eve Dönmek

Donald ve Dora adlı evcil ördekler, çocukluklarını bir evin bahçesindeki şişme havuzda geçirdi. Doğdukları andan itibaren bu evde yaşadıkları için sahiplerine çok bağlılardı. Ancak büyüdüklerinde evin annesi kendi türleriyle birlikte olmalarının daha doğru olacağına karar verdi.

Böylece aile bir sabah erkenden onları şehir parkındaki gölete taşıdı. Ördekleri salmadan önce kantlarındaki tüylere renkli bir işaret koydular. Böylece parka geldiklerinde onları tanıyabileceklerdi.

Aynı gün akşamüzeri evlerinin önünde bir gürültü duyduklarında, arka bahçede mangal yapıyorlardı. Ne olduğunu anlamak için koştuklarında, gülmekten yerlere yatan komşularıyla karşılaştılar. “Donald ve Dora yolun orta yerindeydi ve badi badi yürüyerek bize doğru geliyorlardı” diyor sahibi. Ördekler bir şekilde ağaçların arasında yollarını bulmuş, gölü geçmiş, iki kez sağa dönmüş ve şehirdeki üç caddeyi aşıp akşam yemeğinde evde olmayı başarmıştı.

 

The following two tabs change content below.

İrem Akgül

Pativer.net Editörü. İnstagram'dan takip et! @akgul.iremm Merhabalar. İstanbul Üniversitesi'nde hem Metalurji ve Malzeme Mühendisliği hem İktisat okuyorum. Hayvanlara tutkum sanırım doğduğum anda başlamış olmalı çünkü kendimi bildim bileli onlarla içli dışlıyım. Onlar bizim hayatımızı güzelleştiren en değerli ayrıntılar. Tüm hayvanseverlere kucak dolusu sevgiler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir