Kapat

Hayvanat Bahçelerine HAYIR!

Anasayfa
Hayvan Hakları ve Hukuk Hayvanat Bahçelerine HAYIR!

Hayal edin.

Kapalı bir ortamda bütün gününüzü geçirdiğinizi, sürekli kontrol altında tutulduğunuzu ve çığlıklarınızı kimsenin duyamadığını hayal edin. Nefesiniz daralıyor değil mi? Bütün gününüzün hatta belki de bütün yaşamınızın küçük bir odada geçmesi fikri sizi rahatsız ediyor mu? Etmeli. Çünkü bu doğal değil, bizim yaşamımız küçük bir alanda kapalı halde geçirmek için fazla değerli. Peki onlarınki değil mi?

Güneşin ışıl ışıl parladığı bir günde siz keyifli bir şekilde dolaşırken aniden birilerinin geldiğini ve gözlerindeki o kötülükle size yaklaştığını düşünün. Ne olduğunu anlayamıyor ve etrafınıza göz atıyorsunuz. Çünkü olacakların farkında değilsiniz. Çünkü kalbi kötülükle kaplanmış o insanın size neler yapabileceğini hayal dahi edemiyorsunuz. İlk defa görüyorsunuz üstelik, bir şey yapması için bir sebep yok ortada diye düşünüyorsunuz. Fakat öyle olmuyor. Açgözlü insanın, para uğruna yapamayacağı hiçbir şey yok.

Birden uykunuz geliyor. Görüntü bulanıklaşıyor ve gözleriniz yavaşça kapanıyor. Uyandığınızda boynunuzda bir ağırlık hissediyorsunuz. Zincirlenmiş ve ufacık bir kafese kapatılmışsınız. Kalbiniz korkuyla tekliyor. Biliyorsunuz artık hiçbir şeyin yolunda gitmeyeceğini, sevdiklerinizi bir daha göremeyeceğinizi, aynı havayı bir daha soluyamayacağınızı. Nitekim öyle de oluyor. Daha dün özgürce istediğinizi yaparken, bugün insanların aç gözlülüğü yüzünden kafesin ardında, güneşin kavurucu sıcağında, soğuğun dondurucu havasında, aç susuz bir halde öylece oturuyorsunuz. Size verilene razı geliyor. Baş kaldırdığınızda da cezalandırılıyorsunuz.

Hayvanat bahçesine hoş geldiniz!

Hayatında hemen hemen her insan aslanı, tilkiyi, ayıyı hatta kutup ayısını canlı olarak görmek istemiştir. Çünkü meraklıyız, resimlerde ve videolarda gördüklerimiz bize yetmiyor. Dolayısıyla gidip en yakın hayvanat bahçesini güle oynaya ziyaret ediyoruz. Suratımızda kocaman gülümsemelirimizle teker teker kafesleri geziyor, inceliyor, bakıyor , kahkahalar atıyoruz. Ne kadar güzel kürkü var diyoruz. Kutup ayısı ne kadar da büyük öyle diye aklımızdan geçiyor ama burada ne işi var, hava 40 derece, bu havada burada nasıl yaşayabiliyor, onun kuzey kutbunda olması gerekmez mi diye düşünemiyoruz. Düşünmüyoruz, onların orada neden olduklarını, oraya nasıl geldiklerini veya bunun ne kadar doğru olduğu asla kimsenin aklına gelmiyor. O hayvanın aç olup olmadığını, ne şartlarda orada tutulduğunu, canının nasıl yandığını asla aklımıza getirmiyoruz. Aslında hepimiz bunun çok yanlış olduğunu, her canlının kendi ortamında yaşaması gerektiğini biliyoruz fakat o kadar umursamaz olmuşuz ki, o kadar bencilleşmişiz ki bunu düşünmek için beynimizi yormuyoruz bile.

İlgili Yazı:  Sahiplenilen 25 Hayvanın Önceki ve Sonraki Halleri

İlgili resim

Bu mu gerçekten; onların hak ettiği yaşam bu mu?

hayvanat bahçesi zülüm ile ilgili görsel sonucu

Bunun için mi varlar?

İlgili resim

Onlara bunu yapmayın. Bu acılara daha fazla göz yummayın. Sessiz çığlıklarına kulaklarınızı tıkamayın. Çoğu olaylara karşı ne kadar istesek de elimizden bir şey gelmiyor. Fakat buna katkı sağlamamak, bu zulme dur demek de bizim elimizde. Kendi zevklerimiz için başkalarının canını yakmaya hiç gerek yok.

The following two tabs change content below.

Fatma Kalka

"İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz." İnstagram'dan takip et: @lfatimakl

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir