Kapat

Doğanın Bağrında Bir Adam: Halil Denizli ile Söyleşi

Anasayfa
Genel İçerik Doğanın Bağrında Bir Adam: Halil Denizli ile Söyleşi

Merhaba dostlar, sizleri yaklaşık üç sene önce bir doğa sporları topluluğuna dahil olduktan sonra doğada gezerken tanıştığım bir hayvan ve doğasever ile tanıştırmak istiyorum. Halil Denizli 69 yaşında Denizli Köyü/Gebze doğumlu.
Denizli Köyü’nden yola çıktığımız bir yürüyüş sırasında bize molamızda kapılarını açarak kurduğu sofrayla gönlümüzü fethetti. Aynı bölgede gerçekleştirdiğimiz birkaç etkinlikten sonra misafir olmaktan vazgeçemediğim bir kapı haline geldi. Nedenini mini söyleşimizi okuduktan sonra anlayacağınıza eminim. Hadi başlayalım;

–> Halil abi seni ve geçmişini kısaca tanıyabilir miyiz?

  • Denizli Köyü’nde doğdum. İlkokul bittikten sonra ortaokul yıllarında zamanın şartlarından dolayı eğitimimi yarıda bıraktım. 12-13 yaşlarında iş hayatına Kapalı Çarşı’da ayakkabı, mont imalatı ve satışıyla başladım. 2011 yılına kadar İstanbul’da yaşadıktan sonra nihayet emeklilik hayatımda köyüme döndüm.

–> Biz şu an neredeyiz?

  • Denizli Köyü’ne ve Denizli Göleti’ne tepeden bakan, çok eskiden buradaki ticaret yollarından geçen kervanlara mola yeri sağlandığı için adına “Han Yeri” denilmiş bir bölgedeyiz. Tepe ve ormanların arasında bulunan açıklık bir arazi burası.

–> El değmemiş çok geniş bir bölgedeyiz. Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla etrafta (birbirlerinden kilometrelerce uzak mesafelerde) birkaç kulübe daha var. Seni onlardan ayıranın ne olduğunu okuyucularımıza anlatabilir miyiz?

  • Evet, insanların buraya ilgisi aslında oldukça fazla. Bazı gruplar doğa sporları için bu bölgeyi cazip buluyor. Köylü de boş zamanlarında doğaya çıkmayı seviyor. Bu yüzden birkaç küçük kulübe daha var. Ama benim durumumun farkı sürekli burada düzenli bir hayat yaşıyor olmam.

–> Peki doğanın bağrında bir hayat yaşama fikri ne zaman, nasıl ortaya çıktı?

  • Köy hayatında doğduğum için kendimi bildim bileli doğa ve hayvanlarla zaten iç içeydim. Her zaman böyle bir yer kurma ve burada yaşama hayalim vardı. Ama hayat şartlarımın buna uygun olmasını bekliyordum. Emekli olduktan sonra buraya dönüp ailemden kalan bu araziyi hayalim için kullandım.
İlgili Yazı:  Birlikten Güç Doğar: Hayvanseverler Adliyelerde!

–> Yemek ihtiyacını nasıl karşılıyorsun?

  • Kulübemin önünde organik ürünler yetiştirdiğim bir bahçem var. (Domates, karpuz, bamya, biber, fasulye, salatalık, pancar, soğan, sarımsak, enginar, dereotu, maydanoz, turp, kabak, mısır, börülce, kereviz, lahana, karnabahar… Saymakla bitiremiyoruz.) İhtiyaç duyduğum şeylerin büyük kısmını kendim yetiştiriyorum. (Ne kaldı ki? 🙂 ) Süt için ineklerim, yumurta için tavuklarım var. Onun dışında doğanın da bana sunduğu bazı nimetler var.

–> Bölgeyi ve yaban hayatı iyi tanıyan biri olarak doğada nelerin yenebileceğini de tabi biliyorsun. Peki abi neler var etrafta?

  • Aslında etrafta gördükçe anlatabileceğim çok fazla nimet var. Ama şu an aklıma gelenleri sayayım. Dağ çileği, koca yemiş, yaz aylarında erik ve kızılcık ve sonbaharda (özellikle hava kar toplamaya başladığında) çok lezzetli mantar çıkar.

–> Burada günlük rutinin nasıl?

  • Sabah 5’te kalkıp bahçe ve hayvan işleriyle ilgileniyorum. Ardından bir saat kadar ormanda sabah yürüyüşü yapıyorum. Yürüyüşten döndükten sonra kahvaltı ve istirahat. Daha sonra ihtiyacıma göre odun hazırlıyorum (kurumuş ve yıkılmış ağaçlardan!) ya da yerleşime inip alışveriş yapıyorum. Akşamları neler olduğunu en iyi bilenlerdensin zaten.

“Evet, akşamları Halil abinin sofrasında türlü yemekler ve masa başında misafirler hiç eksik olmaz. Her yerden gelen eski dostlar, yolunu kaybetmiş gezginler, doğa sporları için yola çıkmış gruplar, ziyarete gelen akrabalar… kısacası bir gelen bir daha kopamıyor.”

–> Hadi en sevdiğim kısma gelelim. Nereye dönsem bir hayvanla burun buruna geliyorum. Kaç hayvan var burada seninle yaşayan?

  • 6 tane köpeğim, 6 tane kazım, 15 tane tavuğum, 10 tane (yeşilbaş) ördeğim, 2 tane kekliğim, 12 tane bıldırcınım ve 6 tane de ineğim var. (Nasıl bir cennet olduğunu hayal edebildiniz mi? Ben sayarken bile eridim burada.)
İlgili Yazı:  ÇEVRE TEMİZLİĞİ Mİ?

Burası gerçekten harika bir yer. Tam olarak yaban domuzları, çakallar, karacalar ve türlü yabani hayvanın arasında, el değmemiş ormanlarla çevrelenmiş mükemmel bir yer. Ancak misafir olduğunuzda bölgeyi bilen ve gerekli önlemleri almış, fazlasıyla misafirperver bir ev sahibi karşılıyor sizi. Bu yüzden burada huzurun en uç noktasını yaşıyorsunuz. Yolunuz düşer ya da görmek isterseniz Halil abinin kapısı herkese, her zaman açıktır.

Hayatınız boyunca yüreği büyük insanlara rastlamanız dileğiyle, mutlu ve bol patili günler..

The following two tabs change content below.

İrem Akgül

Pativer.net Editörü. İnstagram'dan takip et! @akgul.iremm Merhabalar. İstanbul Üniversitesi'nde hem Metalurji ve Malzeme Mühendisliği hem İktisat okuyorum. Hayvanlara tutkum sanırım doğduğum anda başlamış olmalı çünkü kendimi bildim bileli onlarla içli dışlıyım. Onlar bizim hayatımızı güzelleştiren en değerli ayrıntılar. Tüm hayvanseverlere kucak dolusu sevgiler..

“Doğanın Bağrında Bir Adam: Halil Denizli ile Söyleşi” üzerine 4 yorum

  1. Feride Seylan says:
  2. Muzaffer Doğan says:
    • İrem Akgül says:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir